Sarmanın Yanına Ne Gider? Toplumsal Cinsiyet ve Çeşitlilik Üzerinden Bir Bakış
İstanbul’da yaşıyorum, 29 yaşındayım ve bir sivil toplum kuruluşunda çalışıyorum. Her gün toplumsal çeşitlilikle iç içe bir hayatım var; hem sokakta hem de işyerinde, etrafımda gördüğüm sahneler, toplumsal yapıları, cinsiyet rollerini ve adaletin nasıl dağıldığını çok net bir şekilde gözler önüne seriyor. Bazen kafamda düşündüğüm sorulardan biri de şu oluyor: Sarmanın yanına ne gider? Hadi gelin, bu sıradan bir yemek sorusunun, aslında toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi çok daha derin meselelerle nasıl ilişkilendirilebileceğine bir bakalım.
Toplumda Sarmanın Yanına Ne Gider?
Sarma, özellikle Türkiye’de neredeyse herkesin bildiği ve severek yediği geleneksel bir yemektir. Yaprak sarma, kısır, pilav, yoğurt… Ama bir yandan da, sarmanın yanına ne gider? sorusu aslında toplumsal bir sorgulama aracı olabilir. Neden mi? Çünkü toplumda genellikle bir yemek, yemek kültüründen çok daha fazla şeyi simgeler. Mesela, sarmanın yanına pilav ve yoğurt koyarken, kadının “ev işlerine düşkünlüğü” veya “aile içindeki rolü” gibi tarihsel ve kültürel yargılara da atıfta bulunuluyor olabilir.
Günlük hayattan bir örnek:
Geçenlerde toplu taşımada bir kadının yanındaki çantadan sarmalar çıkardığını gördüm. Evet, gerçekten de o kadar da basit bir şey değil. Çevremdeki birkaç adam, onun sarmaları nasıl taşıdığına, sarmanın yanına ne koyduğuna dair sohbet etmeye başladılar. Biri, “Her şeyin en iyisi kadınlar yapar,” dedi. Bu cümlede, kadının evdeki rolü ve onu nasıl algıladığımızla ilgili bir anlam vardı. O an düşündüm ki, yemekle ilişkilendirilen cinsiyet rolleri sadece mutfakla sınırlı değil, toplumsal yapıyı şekillendiren bir sembol haline gelmiş durumda. Kadın, evde yemek yapan, düzeni sağlayan ve hep “başkalarına hizmet eden” kişi olarak kalıyor.
Toplumsal Cinsiyet Rollerinin Sarmaya Yansıması
İşin ilginç yanı, sarmanın yanına ne koyacağımız sorusunun cinsiyet rollerine nasıl yansıdığı. Toplumda, genellikle kadınların ev işlerinden ve yemek yapmaktan sorumlu olduğu düşünülür. Yani, sarmanın yanına ne gider? sorusuna verilen cevaplar da çoğu zaman bu cinsiyetçi bakış açısıyla şekillenir. Bir erkeğin “yemek yapması” toplumda hala alışılmadık bir şey gibi görülürken, kadınların yemek yapması beklenir. Oysa yemek, mutfağa giren her birey için eşit bir sorumluluktur. Sadece mutfağa girenlerin değil, herkesin bu sorumluluğa katkıda bulunması gerektiğini savunmalıyız.
Geçenlerde işyerimde bir arkadaşımın yaptığı sarmayı çok beğendim. Erkek bir arkadaşım, “Kadın işi, nasıl böyle güzel yapabildin?” diye takıldı. O an, tepkimi gösterdim ve “Bunu kadın erkek fark etmeden her insan yapabilir,” dedim. Sadece kadınlara yüklenen ev işlerinin ve yemek yapma sorumluluğunun ne kadar geçerli bir düşünce olduğunu düşündüm. Sarmanın yanına ne gider sorusunun, aslında eşitlik ve adaletle ilgisi var. Eğer bu soruya eşitlikçi bir bakış açısıyla yaklaşmazsak, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini bir yemek üzerinden devam ettiririz.
Sarmanın Yanına Ne Gider? Çeşitliliği ve Sosyal Adaleti Göz Önünde Bulundurmak
Sarmanın yanına koyduğumuz şeyler, sadece yiyecekler değil, aynı zamanda toplumsal değerleri, çeşitliliği ve adalet anlayışını da temsil eder. Biz, toplum olarak, yemeklerin hangi cinsiyetlere, ırklara, kültürlere ait olduğunu çoğu zaman çok hızlı bir şekilde etiketliyoruz. Ama unutmamalıyız ki, her birimizin kültürel ve toplumsal aidiyeti, bu etiketlerden çok daha fazlasını ifade eder.
Bir diğer örnek:
Bir arkadaşım, farklı bir şehirden, farklı bir kültürden gelmişti ve ilk defa evimize davet ettik. Sarmanın yanına bizim koyduğumuz yoğurt ve pilav, onun için çok farklı bir deneyimdi. O kadar çeşitli mutfaklara sahip bir kültürden geldiği için, sarmanın yanına biz ne koyduğumuzda, onun mutfak kültürünü ve onu nasıl gördüğümüzü anlamış olduk. Çeşitliliğe duyduğumuz saygı, aslında bu soruyu yanıtlamamızda ne kadar önemli bir rol oynuyor. Bu çeşitlilik, sadece yemek kültürüne dair değil, sosyal adalet ve eşitlik meselelerine de işaret ediyor.
Sonuç: Sarmanın Yanına Ne Gider? Düşünmeden Geçmeyin!
Sonuç olarak, sarmanın yanına ne gider? sorusu bir yemek sorusundan çok daha fazlasını ifade ediyor. Bu soru, cinsiyet rollerinden, toplumsal eşitsizliklere, çeşitlilik ve sosyal adalet meselelerine kadar uzanıyor. Bu soruyu gündelik hayatımızda sıkça karşılaştığımız bir kavram olarak görüyoruz, çünkü her şeyin ne olduğunu, neye değer verildiğini, kimlerin hangi rolleri üstlendiğini yansıtan bir soru bu. Bu yüzden, sarmanın yanına koyduğumuz pilavın, yoğurdun ya da kısırın arkasında, aslında çok daha derin anlamlar yatıyor.
Ve bir dahaki sefere “Sarmanın yanına ne gider?” diye düşündüğünüzde, belki de sadece yediğiniz yemeği değil, o yemekle şekillenen toplumsal yapıyı da sorgulama zamanıdır. Yalnızca yemeklerin değil, her şeyin daha eşit, daha adil bir şekilde paylaşılması gerektiğini unutmayın.