Değerli ziyaretçiler, Arabaciyiz ekibi bu yazısında “136R nereye gidiyor” konusunu tüm yönleriyle aktarıyor.
134YK Kartala Gidiyor mu? Sorusu ve Benim Hayatla Olan Bitmeyen Uyum Problemi
İzmir’de yaşıyorum, 25 yaşındayım ve açık konuşmak gerekirse hayatla aram “arada bir mesajı görüp cevap vermemek” seviyesinde. Yani ilgileniyorum ama sürekli değil. Özellikle toplu taşıma konusu açılınca içimde küçük bir kaos başlıyor.
Geçen gün arkadaş grubunda klasik bir an yaşandı. Kahve içiyoruz, hava güzel, herkes sakin. Sonra biri masaya bomba gibi bıraktı:
“134YK Kartala gidiyor mu?”
İşte o an, benim beynimde aynı anda üç şey oldu:
1. Kartal neresi tam olarak?
2. 134YK kimlik numarası gibi neden bu kadar ciddi?
3. Neden herkes benden cevap bekliyor?
Sessiz kaldım. Çünkü bilmiyordum. Ama bilmemenin de bir duruşu vardır, onu sergiledim: telefona bakıyormuş gibi yapma evresi.
İzmirli Olup İstanbul Hatlarına Güvenmeye Çalışmak
Şimdi dürüst olalım. İzmir’de yetişmiş bir insanın İstanbul otobüs hatlarıyla imtihanı, direkt olarak “final boss” seviyesidir.
Biz burada en fazla 10-15 hat ezberlemişiz, o da sahil boyunca gidiyor. İstanbul’da ise her otobüs sanki gizli bir görev veriyor:
“134YK Kartala Gidiyor mu?”
Bu soru kulağa basit geliyor ama aslında içinde şifreli bir evren barındırıyor. 134 ne? YK ne? Kartal kuş mu, semt mi, Pokemon mu?
Arkadaşım tekrar sordu:
— “Ya sen bilirsin diye düşündük.”
Ben:
— “Ben mi? Ben İzmir’de 2 numaralı otobüsü bile bazen yanlış durakta bekliyorum…”
İç Sesim: “Sen Bu Hayata Nasıl Tutunuyorsun?”
İç sesim bu noktada devreye giriyor. Çok yargılayıcı bir iç sesim var bu arada, sanki 40 yıllık şoför amca gibi konuşuyor:
“134YK Kartala Gidiyor mu diye sana soruyorlar, sen hâlâ Google Maps’te ‘evden çıkmadan varılır mı’ araması yapıyorsun.”
Haklı.
Ama aynı zamanda ben de haklıyım. Çünkü bu hat isimleri bana hiçbir şey ifade etmiyor. 134YK sanki bir otobüs değil de gizli bir görev kodu gibi.
134YK Kartala Gidiyor mu? Sorusunun Sosyal Hayattaki Etkileri
Bu soru artık sadece bir ulaşım meselesi değil. Sosyal statü testi gibi bir şey oldu.
Eğer cevabı biliyorsan:
— “Aa İstanbul’u biliyor, şehirli çocuk.”
Bilmiyorsan:
— “Bu İzmirli zaten, sahil dışında hayat görmemiş.”
Ortası yok.
Ben ortadayım. Yani hem bilmiyorum hem de biliyormuş gibi yapıyorum. En tehlikeli kategori.
Bir arkadaşım telefonunu çıkardı:
— “Bak şimdi haritadan bakıyorum.”
Ben hemen atladım:
— “Dur dur ben bakarım.”
Tabii ki bakmadım. Çünkü haritayı açınca 17 farklı 134 serisi çıkıyor ve ben o anda hayatla bağımı tamamen kaybediyorum.
Otobüs Ararken Hayat Muhasebesi Yapmak
Şunu fark ettim: İnsan 134YK Kartala Gidiyor mu diye sormaya başladığında aslında hayatında başka sorular da vardır.
Mesela:
— “Ben nereye gidiyorum?”
— “Neden sürekli yanlış durakta iniyorum?”
— “Neden her planım bir aktarma gerektiriyor?”
Otobüs aramak, aslında modern insanın varoluş krizinin en basit hali.
Ben o sırada telefon ekranına bakıyorum:
“134YK Kartala Gidiyor mu?”
Ve içimden:
“Ben zaten kendim Kartal’a gidiyor muyum emin değilim…”
İzmir – İstanbul Zihinsel Transfer Hattı
İzmir’de büyüyen biri olarak bizim zihnimizde ulaşım şöyle işler:
— Otobüs gelir
— Bineriz
— Maksimum 30 dakika sürer
— Denize yakın bir yerde ineriz
İstanbul’da ise sistem şöyle:
— Hat numarası bir roman gibi
— Aktarma bir zorunluluk
— İniş noktası sürpriz
O yüzden “134YK Kartala Gidiyor mu?” sorusu biz İzmirli beyinlerde kısa devre yapıyor.
Arkadaşım ısrar ediyor:
— “Cevap ver ya, gider mi?”
Ben:
— “Yani… teorik olarak her otobüs bir yere gider.”
Sessizlik.
Bunu dedikten sonra bana bakışlarını hiç unutmayacağım. O bakış netti: “Bu çocuk çözülmüş.”
İç Sesim vs Gerçek Hayat
İç sesim:
“Biraz net ol.”
Ben:
“Netlik abartılıyor.”
İç sesim:
“134YK Kartala Gidiyor mu sorusuna ‘belki’ denmez.”
Ben:
“Peki kesin bilgi yoksa ne diyeyim, astroloji mi?”
Gerçek şu ki, ben bazen hayatta da böyleyim. Net cevap veremiyorum. Çünkü hayat bana da sürekli “aktarma gerekiyor” diyor.
Otobüs Duraklarında Geçen Felsefi Anlar
Bir gün gerçekten durakta beklerken düşündüm. Yanımda yaşlı bir amca vardı. Telefonuma baktı.
— “Evlat, 134YK Kartala Gidiyor mu diye mi bakıyorsun?”
Bir an durdum. Bu sorunun evrensel olduğunu fark ettim. Sadece gençler değil, herkes aynı bilinmezliğin içinde.
— “Bilmiyorum amca,” dedim.
Amca güldü:
— “Zaten kimse bilmiyor.”
O an içim rahatladı. Demek sorun bende değilmiş. Sistem biraz… karmaşıkmış.
Arkadaş Grubunda Hayatta Kalma Stratejim
Ertesi gün aynı grup tekrar toplandı. Tahmin edin ne soruldu?
Evet:
“134YK Kartala Gidiyor mu?”
Bu sefer stratejik davrandım. Direkt cevap vermek yerine konu değiştirdim:
— “Kartal güzel yer aslında ya…”
Kimse yemedi.
Bir arkadaşım:
— “Soruyu geçme.”
Mecbur kaldım:
— “Bak, %70 eminim gidiyordur.”
Bu cevap kabul gördü. Çünkü insanlar netlikten çok özgüven istiyor.
İzmirli Birinin İstanbul Ulaşımına Adaptasyon Çabası
Ben artık şunu öğrendim: İstanbul’da otobüs bilmek, sosyal hayatta +10 karizma demek.
Ama ben hâlâ başlangıç seviyesindeyim.
Telefonumda favoriler:
— Sahil hattı (İzmir refleksi)
— Metro (güvenli bölge)
— “Bakarız” listesi (en kalabalık kategori)
Ve hâlâ o soru:
“134YK Kartala Gidiyor mu?”
Bazen düşünüyorum, belki de doğru soru bu değil.
Belki soru şu:
“Ben Kartal’a gitmek istiyor muyum?”
Kendi Kendimle Dalga Geçme Sanatı
Arkadaşlarım bana bazen “sen çok düşünüyorsun” diyor.
Haklılar.
Ben bir otobüs sorusunu bile üç aşamalı kriz analizine sokuyorum.
— 1. Ulaşım analizi
— 2. Sosyal algı analizi
— 3. Varoluşsal sorgulama
Normal biri:
“Evet gider.”
Ben:
“Gider mi… gitmeli mi… gitmek nedir…”
Sonuç Yerine Değil, Devam Eden Bir Yolculuk
Benzer Bir Yazı: İtiraza giden dosya ne zaman sonuçlanır ?
Şu an hâlâ kesin bir cevabım yok.
134YK Kartala Gidiyor mu?
Belki gidiyordur. Belki de gitmiyordur. Ama asıl mesele bu değil gibi geliyor artık.
Çünkü bazen bir otobüs hattı, sadece bir ulaşım aracı değildir. Bazen bir muhabbetin başlangıcıdır, bazen bir gülüş, bazen de İzmir’den İstanbul’a uzanan zihinsel bir yolculuktur.
Ve ben hâlâ o durakta gibiyim.
Telefon elimde, biraz dalgın, biraz komik, biraz fazla düşünen biri olarak…
Bekliyorum.
Değerli Arabaciyiz okurları, “136R nereye gidiyor” hakkındaki bu içeriğimizin sonuna ulaştınız. Umarız faydalı olmuştur!