Belediye İkinci El Araç Alabilir mi? Küresel ve Yerel Dinamiklerle Derinlemesine Bir Bakış Hayatın her alanında olduğu gibi, belediyelerin kararları da çoğu zaman sadece teknik veya mali bir meseleden ibaret değildir. Bazen bir tercih, bir vizyonun yansımasıdır; bazen de toplumsal beklentilere verilen bir cevaptır. “Belediye ikinci el araç alabilir mi?” sorusu da tam olarak bu türden, farklı açılardan bakıldığında çok daha derinleşen bir konudur. Gelin, bu soruya küresel ve yerel merceklerden bakarak hem yasal, hem ekonomik hem de kültürel boyutlarını birlikte irdeleyelim. Küresel Perspektif: Akıllı Kaynak Yönetimi ve Sürdürülebilirlik Dünyanın birçok ülkesinde belediyeler, kaynaklarını en verimli şekilde kullanmanın yollarını arıyor.…
Yorum BırakYol ve Macera Yazılar
“Kerata” nedir, ne işe yarar? Toplumsal normların ve kimliklerin gölgesinde bir kelime Bir sosyolog olarak sahada geçirdiğim yıllar boyunca, insanların birbirlerine yönelttikleri basit kelimelerin, aslında nasıl karmaşık toplumsal anlamlar taşıdığını tekrar tekrar gördüm. “Kerata” da bu kelimelerden biridir. Günlük konuşmalarda kimi zaman şaka, kimi zaman hakaret, bazen de sevgi dolu bir takılma olarak karşımıza çıkar. Ancak bu sözcüğün derininde, toplumun erkeklik, sadakat ve onur kavramlarına yüklediği anlamlar yatar. Bu yazıda, “kerata” kelimesini yalnızca dilsel bir unsur olarak değil, aynı zamanda bir toplumsal temsil biçimi olarak ele alacağız. Köken: Kelimenin tarihsel arka planı Kerata kelimesi Türkçeye İtalyanca “corno” (boynuz) kökünden, Osmanlı…
Yorum BırakHızlı ve Öfkeli 10 Neden Böyle Bitti? Pedagojik Bir Bakış Açısıyla İnceleme Eğitim, insanın hayatındaki en dönüştürücü süreçlerden biridir. Öğrenme, sadece bilgi edinmek değil, aynı zamanda bireyin kimliğini, toplumla ilişkisini ve geleceğe yönelik bakış açısını şekillendiren bir yolculuktur. Bir eğitimci olarak, her bireyin öğrenme sürecinin, hem kişisel hem de toplumsal düzeyde büyük etkiler yarattığını görmek bana ilham veriyor. Bugün, popüler kültürün güçlü bir parçası haline gelen Hızlı ve Öfkeli 10’un sonuyla ilgili bir pedagojik bakış açısıyla derinlemesine düşünmek istiyorum. Hızlı ve Öfkeli’nin finali, film serisinin ve izleyicilerin öğrenme deneyimlerinin nasıl evrildiği konusunda bize önemli ipuçları veriyor. Hızlı ve Öfkeli 10:…
Yorum BırakHınıs Depremi Ne Zaman Oldu? Bir Sarsıntının Edebiyattaki Yankısı Bir edebiyatçı için kelimeler yalnızca anlam taşıyıcısı değildir; onlar, duyguların, hatıraların ve toplumsal kırılmaların yankılandığı canlı varlıklardır. Deprem kelimesi de bunlardan biridir — hem yıkımın hem de yeniden doğuşun sembolüdür. Peki, Hınıs depremi ne zaman oldu? diye sorulduğunda, yalnızca tarihsel bir veriyi değil, bir coğrafyanın kalbinde yankılanan insan hikâyelerini de düşünmek gerekir. Çünkü her deprem, bir coğrafyayı sarsmanın ötesinde, edebiyatın belleğinde derin bir iz bırakır. Tarihsel Gerçek: 25 Mayıs 1966’nın Sessiz Çığlığı 25 Mayıs 1966 tarihinde Erzurum’un Hınıs ilçesinde meydana gelen deprem, yalnızca taşları değil, sözcükleri de yerinden oynattı. Resmî kayıtlara…
Yorum BırakHıfs Edildi Ne Demek? Ekonomik Perspektiften Bir İnceleme Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları Ekonomi, temelinde kaynakların sınırlılığı ve bu kaynaklar üzerindeki seçimlerin sonuçlarıyla şekillenir. Her birey, her işletme ve hatta devlet bile, kaynakları verimli bir şekilde kullanma amacı güder. Kaynakların sınırlı olduğu bir dünyada, her seçim, bir fırsat maliyeti taşır. Bir seçim yapıldığında, genellikle başka bir seçeneğin ödenmesi gereken bedeli vardır. İşte bu noktada, “hıfs edilmesi” kavramı, ekonomik perspektiften büyük bir öneme sahiptir. Türkçeye Arapçadan geçmiş olan “hıfs edilmek”, bir şeyin korunması, saklanması, muhafaza edilmesi anlamına gelir. Bu kavram, genellikle bir ürünün veya kaynağın gelecekteki kullanılabilirliğini sağlamak için yapılan bir…
Yorum BırakÖzet: “Total rakam” kulağa güçlü gelir ama çoğu zaman bağlamı siler, gerçekleri flu gösterir ve kötü kararları makyajlar. Toplam; dağılımı, farklı segmentleri, kaliteyi ve sürdürülebilirliği gizleyebilir. Çözüm: bağlam, segmentasyon, oranlar ve şeffaflık. Total Rakam Ne Demek? Tembel Analizin Parlak Oyuncağı Net konuşalım: Total rakam (toplam değer) çoğu toplantıda masaya konan en göz alıcı ama en yanıltıcı sayı. “Toplam kullanıcı”, “toplam satış”, “toplam indirme”… Güzel manşetler. Peki bu rakamlar bize gerçeği mi anlatıyor, yoksa sadece içimizi mi rahatlatıyor? Benim iddiam şu: Total rakam, güçlü bir gösterge değil; çoğu zaman eleştirel düşünceyi devre dışı bırakan rahat bir yastık. Eğer tartışma istiyorsak, önce…
Yorum BırakZamanın Fırınında: Güveç Fırında Ne Kadar Kalmalı? Bir filozof için zaman, yalnızca geçen bir ölçü değildir; varlığın piştiği, anlamın olgunlaştığı bir süreçtir. “Güveç fırında ne kadar kalmalı?” sorusu, yüzeyde bir mutfak rehberi gibi görünse de, derininde insanın varoluşuna, bilgisine ve değerlerine dokunan bir felsefi problemdir. Çünkü tıpkı düşünceler gibi, bir güveç de aceleye gelmez; ne çok erken alınmalıdır ne de fazla bekletilmelidir. Her şey, tam kıvamında bir “olma” hâlinde gerçekleşir. Ontolojik Bir Soru: “Pişmek” Ne Demektir? Ontoloji, varlığın doğasını sorgular. Bir güvecin pişmesi, yalnızca fiziksel bir dönüşüm değil, özün biçim değiştirmesidir. Çiğ malzeme, ateşle temas ettiğinde artık eski hâlinde değildir;…
Yorum BırakToplumsal Bir Mercekten: Güve Sineğiyle Mücadele ve Kültürel Dönüşüm Bir araştırmacı olarak, insanların evlerindeki küçük canlılarla kurduğu ilişkiyi gözlemlemek bana her zaman ilginç gelmiştir. Güve sineği — o sessiz, küçük, ama varlığıyla büyük bir rahatsızlık yaratan böcek — yalnızca biyolojik bir sorun değildir; aynı zamanda toplumsal yapıların, cinsiyet rollerinin ve kültürel alışkanlıkların da bir yansımasıdır. Evde bir güve sineğiyle karşılaşmak, çoğu zaman bir hijyen meselesi olmaktan çok, “kimin görevi?” sorusunu gündeme getirir. İşte bu noktada mesele yalnızca bir böceği yok etmek değil, aynı zamanda toplumsal rollerin iç içe geçtiği bir mikro sahneyi çözümlemektir. Toplumsal Normlar ve Ev İçindeki Sorumluluk Dağılımı…
Yorum BırakGüneşe Kaç Saatte Gidilir? Uzayın Ekonomisi ve Işığın Bedeli Bir ekonomist olarak her zaman şunu düşünürüm: her hedefin bir maliyeti, her yolculuğun bir fırsat maliyeti vardır. İnsanlık, yüzyıllardır gökyüzüne bakarak “oraya gitmek” istemiştir. Ancak “Güneşe kaç saatte gidilir?” sorusu, sadece bir fizik sorusu değil; aynı zamanda bir kaynak yönetimi, bir piyasa dengesi ve bir insanlık yatırımı meselesidir. Çünkü güneşe yolculuk, zamanla değil; enerji, teknoloji ve ekonomik tercihlerin toplamıyla ölçülür. Güneş: En Eski Enerji, En Yeni Yatırım Güneş, milyarlarca yıldır insanlığın en güvenilir kaynağı olmuştur. Tarım ekonomilerinde yaşam döngüsünü belirleyen, sanayi devriminde enerji kıtlığını telafi etmeye çalışan ve bugün yenilenebilir enerji…
6 YorumKeleş Soyismi Nereden Gelir? Bilimsel ve Merak Uyandıran Bir Soyadı Yolculuğu İsimler ve soyadları, yalnızca kimliklerimizi değil, aynı zamanda tarihsel, kültürel ve hatta genetik geçmişimizi de içinde barındırır. Bir soyadının kökenini anlamak, bir anlamda atalarımızın izini sürmek gibidir. “Keleş” soyadı da bu açıdan son derece ilginç bir örnek. Bu yazıda, bilimsel merakla yola çıkarak bu köklü soyadının izlerini sürecek, dilbilimden sosyolojiye kadar uzanan bir analiz yapacağız. Hazırsanız, bir isimden çok daha fazlasını keşfetmeye başlayalım. — Keleş Soyadının Etimolojik Kökeni Türkçede “Keleş” Ne Anlama Gelir? “Keleş” kelimesi Türkçede tarih boyunca farklı anlamlarda kullanılmıştır. En yaygın anlamlarından biri, “yiğit, cesur, güçlü ve…
4 Yorum