İçeriğe geç

Kuru ıhlamur bozulur mu ?

Bir Kutunun İçinde Saklı Kalan Zaman

Kayseri’de sabahlar serttir. Rüzgâr, apartmanların arasından geçerken sanki bir şeyleri hatırlatmak ister gibi uğuldar. Ben 25 yaşındayım ve hâlâ bazı sabahlar uyanınca, odamın duvarları bana fazla yakın gelir. Günlük tutmayı severim; çünkü bazı duygular konuşulunca değil, yazılınca hafifler. Defterlerim doldukça içimdeki kalabalık biraz susar.

O sabah da öyleydi. Mutfaktan gelen hafif bir sesle uyandım. Evde yalnızdım. Annem sabah erken işe gitmişti. Tezgâhın üstünde yarım kalmış bir hayat gibi duran şeyleri fark ettim: bir bardak, yarısı içilmiş su, ve cam kavanozların arasında unutulmuş bir paket kuru ıhlamur.

İşte o an, hiçbir şey yapmadan sadece baktım. Çünkü bazı nesneler insanın içine bakar.

Hatıraların Kokusu: Ihlamur

Kuru ıhlamurun kokusu vardır. Açtığında bir anda geçmişi çağırır. Benim için o koku, çocukluğumun en sessiz köşesidir. Anneannemin evi… Kayseri’nin eski taş evlerinden biri. Kışın camlara buz çiçekleri çizilir, soba yanarken evin içi ağır ama huzurlu bir sıcaklığa bürünürdü.

Anneannem her üşüdüğümüzde ıhlamur demlerdi. Küçük çay bardaklarına koyar, yanına bazen bal eklerdi. O zamanlar bunun sadece bir içecek olduğunu sanırdım. Oysa şimdi biliyorum; ıhlamur, bir ilgilenme biçimiydi.

O sabah mutfakta dururken elim o pakete gitti. Üzerinde ince bir toz tabakası vardı. Sanki uzun zamandır kimse onun varlığını hatırlamamıştı.

Ve aklımdan o soru geçti:

Kuru ıhlamur bozulur mu?

Bir Soru, Bir Sessizlik

Soruyu yüksek sesle söylemedim. Ama zihnimde yankısı uzun sürdü. Çünkü bu soru sadece ıhlamurla ilgili değildi.

Benim hayatımda da böyle şeyler vardı. Uzun süre dokunmadığım, açmadığım, hatırlamadığım duygular… Onlar da bozulur muydu? Yoksa sadece bekler miydi?

Paketi elime aldım, hafifti. Sanki içinde bitkiden çok zaman vardı. Son kullanma tarihi yoktu. Ama insan bazı şeylerin tarihini paketin üstünde değil, içindeki kokuda hisseder.

Bir an kendimi saçma bir düşüncenin içinde buldum: Eğer kuru ıhlamur bozuluyorsa, hatıralar da bozulabilir mi?

O an içimde hafif bir huzursuzluk yükseldi. Çünkü bazı şeylerin eskimemesi gerektiğine inanmak istiyorsun. Çocukluk gibi. Sevgi gibi. Güven gibi.

Ama hayat, bunun tersini fısıldıyor.

Mutfağın Ortasında Duran Geçmiş

Ocağı açtım. Su kaynamaya başlarken tencerenin içinden yükselen buhar, pencere camına vurup kayboluyordu. Ihlamuru demliğe koyarken ellerim biraz terliyordu.

Bir yandan da kendime kızıyordum. Bu kadar basit bir şey beni neden bu kadar içine çekmişti?

Belki de mesele ıhlamur değildi.

Belki mesele, yıllardır konuşmadığım şeylerdi.

Kaynar suyun içine kuru ıhlamuru döktüğümde mutfak bir anda doldu. O koku… Bir anda geçmişi açtı. Sanki evin duvarları geri çekildi ve ben başka bir zamana geçtim.

Kayseri’nin Soğuk Akşamları ve İçimdeki Boşluk

Bugün “Kuru ıhlamur bozulur mu” konusunu daha yakından inceleyerek merak edilen detaylara değineceğiz.

Kayseri’de kışlar sert olur. Sokak lambaları erken yanar, insanlar erken susar. Ben o yıllarda daha çok yazardım. Günlüklerim daha dürüsttü. Şimdi ise kelimelerim daha temkinli.

Ihlamur demlenirken pencere kenarına oturdum. Dışarıda gri bir gün vardı. İçimde ise tarif etmesi zor bir boşluk.

Bazen insan büyüdükçe dolacağını sanır. Oysa bazı günler daha da boşalır.

O an aklıma eski bir gün geldi. Üniversite zamanlarım. Bir arkadaşımın evinde hasta birine ıhlamur yapmıştık. O kadar basitti ki… su, bitki, biraz sabır.

Ama o basitlik içinde bir önem vardı.

Şimdi ise aynı ıhlamuru kendi kendime yapıyordum. Kimseye değil. Sadece kendime.

Ve bu bana garip geldi.

Bozulmak Sadece Gıdaya Ait Bir Şey mi?

Demliği karıştırırken düşündüm. Kuru ıhlamur bozulur mu?

Belki evet. Belki zamanla kokusu gider, etkisi azalır. Belki de sadece form değiştirir.

Ama asıl soru şuydu:

İnsan kendi içinde sakladığı şeyleri bozar mı?

Bazı anılar var ki onları ne kadar saklarsan sakla, bir gün kokusu değişiyor. Eskisi gibi acıtmıyor. Eskisi gibi sıcak da değil. Sadece orada duruyor.

Benim içimde de böyle şeyler vardı.

Bir zamanlar çok güvendiğim insanlar, artık sadece isim gibi geliyordu.

Bir zamanlar çok inandığım hayaller, artık mutfaktaki kuru ıhlamur gibi bekliyordu.

Defterin Sayfalarına Sızan Koku

Defterimi açtım. Sayfalar arasında biraz ıhlamur kokusu dolaşıyordu. Belki de hayal ettim. Ama bazı kokular gerçek olup olmamasından bağımsızdır; seni hemen eski bir yere götürür.

Yazmaya başladım:

“Bugün kuru ıhlamurun bozulup bozulmadığını düşündüm. Aslında sorduğum şey bu değildi.”

Kalemi bıraktım. Çünkü cümle devam etse daha da ağırlaşacaktı.

Bazen yazmak, insanın kendini daha net görmesine neden olur. Ve bu her zaman iyi bir şey değildir.

Bir Demliğin İçinde Yavaşça Açılan Gerçek

Ihlamuru içtiğimde tadı hafif acıydı. Ama bu acılık kötü değildi. Daha çok zamanın bıraktığı bir iz gibiydi.

Bardağı elimde tutarken düşündüm: Belki de bozulmak, yok olmak değildir. Belki sadece değişmektir.

Kuru ıhlamur bozulur mu?

Belki de bozulmaz. Ama eskisi gibi de kalmaz.

İnsan da öyle değil mi zaten?

Hatırlamak mı Daha Zor, Unutmak mı?

Bir süre sessiz kaldım. Evde sadece duvar saati tıkırdıyordu. O ses bile bana geçmişi hatırlattı.

Hatırlamak zor bir şey.

Unutmak da.

Ama en zor olan, ikisinin arasında kalmak.

Ihlamurdan bir yudum daha aldım. İçimde garip bir sıcaklık yayıldı. Sanki yıllardır kapalı duran bir kapı aralanmıştı.

Anneannemi düşündüm. Onun sessiz ellerini, çay bardaklarını dikkatle masaya koyuşunu…

O zamanlar ıhlamurun sadece bir içecek olduğunu sanırdım.

Şimdi ise bir hafıza gibi.

Kaybolmayan Ama Değişen Şeyler

Pencereyi açtım. Soğuk hava içeri girdi. İçimdeki sıcaklıkla dışarının soğuğu çarpıştı.

Düşündüm:

Bazı şeyler kaybolmaz. Sadece yer değiştirir.

Ihlamur da öyleydi belki.

Bozulmamıştı.

Ama eski hali de değildi.

Ben de öyleydim.

“Kuru ıhlamur bozulur mu” konusunu beğendiyseniz Arabaciyiz sayfamızdaki diğer makalelerimize de göz atmanızı öneririz.

Kendime Yazdığım Sessiz Not

Günlüğüme son bir şey yazdım:

“Bugün anladım ki bazı soruların cevabı yok. Kuru ıhlamur bozulur mu diye soruyorsan, aslında kendi içindeki değişimi fark etmişsindir.”

Kalemi bıraktım.

Mutfağa baktım. Demlik hâlâ sıcaktı.

Ve ilk defa, içimde garip bir huzur vardı.

Çünkü bazı şeylerin bozulup bozulmadığını bilmek değil, onların hâlâ bir şey hissettirebilmesi önemliydi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://www.arabaforum.com.tr https://ajo.com.tr https://carsiiletisim.com.tr Sitemap
ilbet girişbetexper güncel girişhttps://betexpergir.net/