Çekte Keşideci Borçlu mu?
Bu konu aslında ciddiyetle de tartışılabilir ama ben baştan söyleyeyim: Çekte keşideci borçlu mu? Evet, ama bir o kadar da değil. Çünkü bu soruyu sorarken bile aslında hayatın içindeki karmaşık, eğlenceli ve çoğu zaman komik dinamiklere bir adım atmış oluyorsunuz. Çek meselesi, bizim gibi 20’li yaşlarının ortasında, belki biraz da hayatın ağır yüklerini henüz hissetmeyen bir nesil için, biraz parayla ilgili bir dedikodu, biraz da “aa, böyle bir şey mi varmış” havası taşıyor.
Ama gerçekten, çekte keşideci borçlu mu? Gelsin cevabım: Kısmen evet, kısmen hayır.
Keşideci Kimdir, Ne İş Yapar?
Şimdi, meseleye biraz netlik kazandıralım. Keşideci, çeki düzenleyen yani bir ödeme vaadiyle çeki yazan kişidir. Hadi bir örnekle açıklayalım, adeta hayatın içinde nasıl keşideci oluruz, bir bakalım:
Farz edelim ki, sokakta tanıdığınız bir kafenin sahibi olan Burak abiye gidiyorsunuz. “Abi, bana çay koy, bak ben sana bu çeki vereceğim, yarın ödeyeceğim” diyorsunuz. Burak abi de size “Tamam, ben de sana çayı koyarım, ama şu çeki alayım, belki 1 hafta sonra ödeyen birini bulurum,” diyor. Burak abinin çeki size verdiği andan itibaren, siz çeki yazmış oluyorsunuz ve Burak abi keşideci oluyorsunuz.
Yani, çekin üzerinde imzanız varsa, borcun aslında sizden. Hadi itiraf edeyim, bu kadarını anlatınca keşideci olmanın aslında o kadar da çekici bir şey olmadığını fark ettim. Çünkü borçlu olmak da aynı zamanda sorumluluk demek. Ama işler öyle mi gerçekten? Hadi biraz da esprili bir şekilde konuyu açalım.
Keşideci Borçlu mu?
İşte her şey burada başlıyor: Keşideci borçlu mu? Yani siz çeki yazıp, borcu garanti altına alırken aslında tamamen haksız mısınız? Bu soruyu kendi içimde de defalarca sordum. İnanın bir arkadaşım var, ona çek yazarken “Çekte keşideci borçlu mu?” sorusunu sordum. Kafası karıştı, bakışları da bir o kadar donuklaştı. İlgisiz bir şekilde “Öyle bir şey var mı?” dedi. Tabii ki o kadar derin bir soruyu kafasında çözmeye çalışmak istemedi, ama ben zaten her konuda analiz yapan, durduk yere felsefe yapan bir insan olduğum için burada bir parantez açalım.
Çekte keşideci borçlu mudur, değil midir? Borç, aslında “bunu ödeyeceğim” diye yazılı bir vaat olmuyor mu? Keşideci çeki verdiğinde, ortada bir ödeme vaadi var. O zaman borçlu olan aslında keşideci değil midir? Çünkü o ödemeyi yapmazsa, o vaadini yerine getirmezse, işler karışır. Burada çekin ödeme yükümlülüğü aslında hem keşidecinin hem de çekin alacaklısının üzerinde olmalıdır. Bu yüzden, bence çekte keşideci borçlu demek biraz da mantıklı olur. Amaaaa… Bu durumda da çekin başka kuralları ve teferruatları devreye giriyor. Çünkü keşideci, bir tür borçlu olsa da, çekin geçerliliği ve ödenme biçimi gerçekten kafaları karıştıran bir konu.
Keşideci Borçlu Olur mu? Komik Gerçekler!
Bir gün arkadaşım Baran ile akşam bir kafe de buluşup sohbet ediyorduk. Çek konusu açıldı. Baran, “Beni borçlu olarak sayma, ben sadece keşideciyim” dedi. Anlayamadım! Hani borçlu ya da değil? Ama Baran biraz daha fazla kafa karıştırmak istedi.
“Yani, eğer çeki keşide edersem, kendimi borçlu hissetmem, çünkü o çeki kimseye de veremem. Ne yapacağım, kendi cebimden ödediğimi mi düşüneceğim?” dedim. Baran bir an duraksadı. “Bence şu çeki yazanları zorla borçlandırmalı,” dedi gülerek.
Bunu söyledikten sonra bir saniye düşündüm: Gerçekten çekte keşideci borçlu mu? Borçluluk, yazdığınız bir şeyin arkasında durmak mıdır? Ya da sadece bir kağıda imza atarak bir yükümlülük üstlenmek mi? O zaman her çek yazan borçlu mu?
Tabii, burada bir noktayı kaçırmamamız lazım: Keşideci borçlu olabilir ama borçlu olmak çeke yazan kişinin suçlu olduğu anlamına gelmez. İşin en komik kısmı da bu zaten. Çek, bazen gerçek dünyada büyük bir sorumluluk taşısa da, bazı insanlar için sadece bir kağıt parçasından ibarettir.
Çekte Borçlu Olmanın Yükü
Düşünsenize, çeki yazıyorsunuz ve “Yarın ödeyeceğim” diyorsunuz. Ama bu cümlenin arkasında gerçekten bir ödeme güvencesi yok. Eğer ödeme yapılmazsa, ne oluyor? Haa, işte orada işler biraz daha tuhaflaşıyor. Çünkü çekte keşideci, aslında borçlu olmasının ne anlama geldiğini bazen tam anlamayabiliyor. Hani “bir şekilde öderim” düşüncesi ile çeki yazmak, olayı biraz absürd hale getiriyor.
Bazen ben de aynı şeyleri düşünüyorum: “Evet, ben de keşideciyim ama borçluyum, değil miyim?” Çek ödenmeyince, keşideci bir süre borçlu oluyor, ama sorumluluğu o kadar ağır bir şey ki, birkaç saat önce yazdığın çekin neden o kadar önemli olduğunu anlamadığında ciddi bir sorumluluk altına girmiş oluyorsun.
Sonuç: Çekte Keşideci Borçlu mu?
Sonuç olarak, çekte keşideci borçlu mu sorusu gerçekten derin bir soru. Borçlu olmak ya da olmamak aslında yazılan kağıdın ne kadar geçerli olduğu ile de alakalı bir mesele. Birçok insan, çekin verdiği sorumluluğun ne kadar büyük olduğunu anlamayabiliyor. Ama her ne kadar bu soruyu sorarken mizahi bir bakış açısı getirmeye çalışsam da, işin içinde sorumluluk var. Çek yazan keşideci, aslında yazdığı çeke olan güvenin bedelini ödüyor.
İşte, çekte keşideci borçlu mu? Evet, bazen borçlu olabilir. Ama bazen de sadece bir ödeme aracı olur. İşin gerçeği, hem eğlenceli hem de kafa karıştırıcı bir durum.